Şemsa Denizsel`in Kulaktan Dolma Tariflerini okuyorum bu aralar. Okudukça akşam yemeği için mutfağa koşmak istiyorum. Zaten pandemi bizi eve kapattığından beri kendimi yemekle şımartmak istiyorum hep.
Dolapta karnabahar vardı. Fırında yapmaya karar verdim. Karnabaharları haşladım önce. Ama en fazla on beş dakika. Fazla yumuşamaması lazım. Sonra iki yemek kaşığı tere yağ ve üç yemek kaşığı unu kavurdum kokusu gidene kadar. Üstüne üç su bardağı sütü karabiberi ve tuzu ilave ettim. Oh! Beşamel sosumuz hazır. Borcama karnabaharları dizdim. Üstüne beşamel sos attım fırına. Yanına da bir kaç tane pırasalı börek attım buzluktan. Sonra üstüne kaşar dilimleri. Nar gibi kızardı.
Kırmızı şarabımın yanında oh mis gibi. Koncayla biz mutfaklarımızı ayırdık. O günde bir öğün besleniyor. Sebze pek sevmiyor. Bol salata ve ızgara yiyor her gün. Yanında sucuk salam yiyor. Ben iki ana öğün bir ara öğün yiyorum. Ve sebze ağırlıklı besleniyorum. Birbirimize karışmıyoruz.
Bugün evdeydim. Çıkmadım hiç. Burak geldi sabah kahvesine. Kahve sohbet falan saat iki oldu. Biraz kitap okudum. Murathan Mungan`ın derlediği "Tren Geçti" öykü kitabını okuyorum. Sonra egzersiz yaptım yarım saat. Yemek falan derken akşam oldu. Bilgisayarı gündüz açmıyorum. Akşam yemeğinden sonra açıyorum. Şimdi dizi ve film seyretme zamanım geldi.





