1 2 3 4 5 Bu kodu kullana

6 Mart 2021 Cumartesi

Akşam Yemeğim












Şemsa Denizsel`in Kulaktan Dolma Tariflerini okuyorum bu aralar. Okudukça akşam yemeği için mutfağa koşmak istiyorum. Zaten pandemi bizi eve kapattığından beri kendimi yemekle şımartmak istiyorum hep.

Dolapta karnabahar vardı. Fırında yapmaya karar verdim. Karnabaharları haşladım önce. Ama en fazla on beş dakika. Fazla yumuşamaması lazım. Sonra iki yemek kaşığı tere yağ ve üç yemek kaşığı unu kavurdum kokusu gidene kadar. Üstüne üç su bardağı sütü karabiberi ve tuzu ilave ettim. Oh! Beşamel sosumuz hazır. Borcama karnabaharları dizdim. Üstüne beşamel sos attım fırına. Yanına da bir kaç tane pırasalı börek attım buzluktan. Sonra üstüne kaşar dilimleri. Nar gibi kızardı.

Kırmızı şarabımın yanında  oh mis gibi. Koncayla biz mutfaklarımızı ayırdık. O günde bir öğün besleniyor. Sebze pek sevmiyor. Bol salata ve ızgara yiyor her gün. Yanında sucuk salam yiyor. Ben iki ana öğün bir ara öğün yiyorum. Ve sebze ağırlıklı besleniyorum. Birbirimize karışmıyoruz. 

Bugün evdeydim. Çıkmadım hiç. Burak geldi sabah kahvesine. Kahve sohbet falan saat iki oldu. Biraz kitap okudum. Murathan Mungan`ın derlediği "Tren Geçti" öykü kitabını okuyorum. Sonra egzersiz yaptım yarım saat. Yemek falan derken akşam oldu. Bilgisayarı gündüz açmıyorum. Akşam yemeğinden sonra açıyorum. Şimdi dizi ve film seyretme zamanım geldi.



4 Ağustos 2019 Pazar

Bu Akşam



               Hüzünlü şarkılar dinledim bu akşam şarabımı içerken.

               Sonra eski fotolara baktım bir bir.

               Hani özlersin ya bazen denizi bazen yeşili.

               Bazen yanı başındaki insanı.

               Öyle özlemler doluştu içime.

17 Temmuz 2019 Çarşamba

Kuzum Doğmuş Bugün

    Seninle paylaştığım ve hiç unutamadığım Urfa günleri aklımda. Senin ilk öğretmenliğin de tayinin Suruç'a çıkmıştı. O uzun otobüs yolculuğumuzu hatırlıyor musun? Otobüste Türkçe çok az konuşuluyordu. Suriyelilerin ilk geldiği yıllardı. Suruça indiğimiz de burası Türkiye değil demiştim içimden. Sana moralini bozmamak için bir şey belli etmemiştim.
      Sonra Birecik'e yerleşişimiz. Senin her gün Suruç'a 40 kilometre gidişin. Okula varınca bana çağrı atardın. Oh rahatlardım. Birgün çağrı atmayı unutmuştun. Ben de ortalığı ayağa kaldırmıştım.
       Hafta sonları gezmeğe Urfa'ya giderdik. Balıklı Gölde gezerdik. Kebap yerdik. Sonra gün batarken  İpek Yolundan Bireciğe dönerdik.
       Sonra yüreğimi Birecik'te bırakıp eve dönerdim. Tek bağımız telefon olurdu. Aklım hep sende. Bir gün hasta olmuşsun. Bana belli etmedin hiç. Sanki okula gitmişsin gibi bana çağrı atmıştın. Daha sonra arkadaşın ağzından kaçırmıştı.
     Ama çok güzel insanlar da çıkmıştı karşımıza. Unutamam onları.
     Ara sıra Kazancı Bedii dinlerim Urfa günlerini anarak.
      İyi ki doğdun kuzum. Sensiz çok eksik kalırdım.

3 Ekim 2018 Çarşamba

Sevgili Ekim. Doğduğum Ay.

   
      Güzel Eylülü uğurladık. Sevgili Ekimdeyiz.  Yazdan kalan günler ara ara bize yüzünü gösterse de sonbaharın hafiften serin hüznünü hissediyoruz.

       Etraf kırmızılı sarılı sonbahar renkleri, hafiften esen rüzgar. Her fırsatta kendimi dışarı atmak ıstiyorum.

       Bugün doğum günüm. Ankara'da annemdeyim. Çocuklar ve Konca aradı sabah. Özlemişler beni. Bende onları.

        Telefonla yazmaya çalışıyorum. Zor oluyor.

        Deniz'le buluşacağız Tunalı'da.  Aradı biraz önce. Doğum günümü kutladı. Zehracım da aradı. Aranmak ne güzel.

   

30 Aralık 2017 Cumartesi

Yıl Biterken.



             2017 nin sonlarındayız. Öyle böyle geçti gitti tüm geçen yıllar gibi. Bazı yıllar çok zor, bazı yıllar daha güzel. Biliyoruz ki hiç bir şey sonsuz değil. Acılar sonsuz değil, mutluluklar sonsuz değil, ağlamak sonsuz değil, gülmek sonsuz değil, çaresizlik sonsuz değil...

             Her yeni yıla umutla başlarım.  Bu umut beni coşturur. Yarın çocuklarımı çağırdım. Birlikte karşılayacağız yen yılı.

             Diliyorum ki ülkem, çocuklarım, kendim ve tüm dostlarım için huzurlu güvenli mutlu bir yıl olur.

             İyi seneler...

           

22 Aralık 2017 Cuma

Yağmur Yağıyordu...



                Spor salonundan çıkmıştım yorgun. Yağmur yağıyor baktım İstanbul'a. Kapşonumu geçirdim başıma. Yürüdüm durağa doğru. Hafif hafif ıslanarak.  Bindim minübüse bir durak sonra indim. Yürüdüm yine evime doğru.  Yağmurun kokusunu içime çekerek.

                Carrefour'a uğradım. Kendime iki bira ve çikolata aldım. Eve geldim. Oğul gelmiş baktım. Bugün boş günüymüş. Bana bambu getirmiş. Sevindim. Konuştuk öyle. İyilermiş. Her şey yolundaymış. Yılbaşında Küçükkuyu'ya gideceklermiş. Bize Kızgül gelir belki. Eski yılı uğurlarız birlikte. Yeni yılı karşılarız..

                Hayat öyle devam eder gider...

26 Kasım 2017 Pazar

Çekirdek Çitlerken.



                 Çocuklar Duymasın'ı açmışım. Çekirdek kavonozumu almışım önüme. Bir yandan bakıyorum televizyona, bir yandan yazıyorum. Bir yandan da çıtlıyorum. Oh! huzur.

                 Şarabımı içmişim, yemeğimi yemişim. İşlerimi dersen bitirmişim.

                 Akşamdan incikleri düdüklüye atmış ve üç saat pişirmiştim. Sabah kahvaltıdan sonra suyunu süzdürüp bir kısmını buzluğa attım. Bir kısmından da çorba yapacağım. Kolojen deposu. Kemiklerim ve cildim bayram yapsın. Ayda bir yapıyorum. Sonra etlerini ayırdım. Etli patates yemeği yaptım ve yanına şehriyeli tereyağlı pilav.

                 Sonra Konca'ya teklif götürdüm. "Evi temizleyelim mi? Spor olur."  Aaaa! Hayret kabul etti. Ben camlara giriştim. O süpürdü. Sonra yerler silindi. O banyoya ben mutfağa giriştim. Veee ev tertemiz oldu. Yaşasın! Yarın spordan başka yapmam gereken bir şey  yok. Oh! Huzur.

                 Çocuklar çaya geldi sonra. Oğlum ve gelinim.Oturup sohbet edip çay içtik. Çayın yanına bir şey yoktu. Kaşarlı pide söyliyelim dedim. Geç yemek yemişler istemediler.

                  Böyle işte.