1 2 3 4 5 Bu kodu kullana

19 Şubat 2016 Cuma

Nasıl Mutlu Olayım... Ülkemde Kimse Mutlu Değilken



              Bombalar patlamışken...

              İnsanlar ölüp gitmişken...

              İki bira içtim diye nasıl mutlu olayım?

              Mümkün mü?

              Çocuklarımın evlerine gitme garantisi olmadan...

              Yarınımız olmadan...

               Mümkün mü?..



14 Şubat 2016 Pazar

Kış Güneşi



          Bu mevsimdeki güneş hediye gibi gelir bana.  Bu hediyeyi kaçırmadım tabi.  Doğru sahile yürüyüşe...

          Acayip kalabalıktı sahil. Yürümekte zorluk çektim o kadar yani.

          Bir kaç gündür sağlık sorunlarıyla uğraşıyorum. Önce sol kolum tutuldu.  Kolumu kullanırken zorlanıyordum. Onun tedavisi derken  birkaç gün önce karnımda su çiçeğine benzer döküntüleri gördüm.  Hemen doktora gittim. Korktuğum gibi zona olduğunu öğrendim. İlaçlarımı aldım. Neyse çok hafif geçiriyorum.

          Ama biraz moralim bozuldu.  Bir kaç gündür halsizliyimin nedeni buymuş meğer.

          Bugün yürümek çok iyi geldi. Eve geldim. Kolum için doktorun verdiği egzersizleri yaptım. Kereviz pişirdim akşama. Biraz da köfte yaptım.

          Şimdi nette ne var ne yok bakalım. Keyif zamanı.

6 Şubat 2016 Cumartesi

Üşüdüm



İstanbul ne soğuk bu akşam. Alışmıştım Kızgül'e.  Yarı yıl tatili bitiyor. Yarın gidiyor Kızgül'üm.

Hayatının Urfa dönemini yaşamaya.

Bu akşamdan başladım özlemeye.

Hayat böyle devam edecek.

Özlem de onun bir parçası.

Özlemler, buruk hüzünler, sevinçler, hastalıklar, mutluluklar...


28 Aralık 2015 Pazartesi

Eski Yıla Gülegüle Yeni Yıla Merhaba

🤖

       

             Yılın son günü ve ilk günü güzeldir benim için. Birin de kötü şeylerin artık bitip gittiğini düşünürüm.  Diğerinde ise tüm güzel şeylerin koşup geleceğini:))

             Ne iyimserim değil mi? Yılbaşında her zaman ki gibi evdeyiz. Ben güzel mamalar yapacağım. Belki oğul gelir. Kızgül'üm Urfa ellerinde.  Yer içer devrilip yatıp uyuruz:)

             Oh! yılın ilk günü koştur koştur bankaya gitmek yok. Yok efendim şu hesap tutmamış, yok efendim bu hesap tutmamış. Kabuslarımdan biri de budur zaten. Hala rüyalarıma girer.

            Yeni yılın o ilk sabahı ne güzeldir ama. Umutlar, alınan yeni kararlar, yapılan planlar...

             Her şey yepyeni ve olumsuzluklara yer yoktur henüz hayatımızda.

             Sonra he şey eskisi gibi olsa da ben o ilk günün tadını huzurunu çok seviyorum.

             Herkese mutlu yıllar. Dilerim hayatınız hep yeni yılın ilk günü gibi umut dolu huzur dolu yaşanır.

             Sevgiyle...

       



                         

20 Kasım 2015 Cuma

Bir Akşam Ve Bir Kediciğin Gözleri



               Çıtır'ımı kaybettikten sonra  bir kedi almayı hiç düşünmemiştim. Hiç bir kediyle de derinden bakışmamıştım. Ta ki dün geceye kadar.

                Ben bir koroya kayıt oldum kuzenimle birlikte. Artık perşembe günleri benim müzik çalışmalarım var. Çok hoşuma gitti. Mutlu mutlu uça uça gidiyorum her perşembe.

                 Sesim hiç güzel değil soruyorsan. Olsun. Güzel şarkı söylemeyi öğreniyorum. Daha ne olsun.

                 İşte koroya gittiğimiz akşam Kuzenle yemek yerken bu kedicik ayaklarımın dibine yerleşti. Gözlerini gözlerime dikti. Öyle güzel bakıyordu ki. Bakışları tam yüreğime değiyordu. Bir kaç kez yemek verdim. Ama anladım ki o sevgi istiyordu. Ben de gözlerine baktım ve sevdim onu. Biz gidene kadar yerinden kımıldamadı.

                  Yeni bir kedi almayı yeniden düşünsem mi acaba?




30 Eylül 2015 Çarşamba

Eylülün Son Günü



                       En sevdiğim ay. Güzelim Eylül bugün biterken yazmak geldi içimden.

                       Kızımı evlendirdim bu çok sevdiğim ayda. Suruç'taki görevine gönderdim yine bu Eylül ayında. Ama artık Urfa merkezden gidip gelecek.  Birecik'ten ayrıldı artık. Eşiyle Urfada ki evinde mutlu mesut oturuyor.

                        Bana gelince...  Hüzünlüyüm yine.  Graham Bell'e teşekkür edip duruyorum. Kızımdan haber alabildiğim için.

                        Kışlık domatesler yaptım yine.  Bugün bir kursa kaydoldum. Biraz geç kalmışım. Altıncı yedekteyim. Haber gelirse cilt bakımı kursuna gideceğim bu kış.

                         Spora devam. Kitap okumaya devam. Orhan Pamuk "Kafamda Bir Tuhaflık" okuyorum.

                         Bir kaç gün sonra yeni yaşıma giriyorum. Kendimi ömrümün sonbaharında hissediyorum.

                         Yukardaki resim Birecik. Orayı çok özleyeceğim.


10 Ağustos 2015 Pazartesi

Ev Faaliyetleri



                     "Yaz gelmedi.gelmedi" derken tam geldi. Sıcaklar bizi bunalttı. İnsanoğluna da yaranılmıyor doğrusu. İllede şikayet edeceğiz:)))

                       Yazı arada havuza gidip yüzerek evde kitap okuyarak geçiriyorum. Kızgül'ün Eylül sonunda düğünü var. Onun bekarlığa veda yazı yani. Ben de daha çok onunla zaman geçirmeyi tercih ettim bu yaz. Evlendikten sonra her şey farklı olacak. Hem güzel hem biraz hüzünlü günler yani.

                        Dün birlikte mutfakdaydık. O cheesecake yaptı. Ben de lor peynir yaptım. İkisi de çok güzel oldu. Uzun zamandır yoğurdu evde yapıyorum. Çok da güzel oluyor. Ama en son yaptığım pek tutmadı nedense. Her zamanki gibi fırında mayaladım halbuki . Herzaman kapkatı olan yoğurt cıvık oldu.

                         Ben de onu peynir olarak değerlendireyim dedim. İki litre süte kaynamaya yakın yoğurdu ilave ettim Karıştırarak kesilmesini bekledim. Sonra tülbentten süzdüm. Çok kolay.

                         Çok lezzetli bir lor oldu. Peynir altı suyundan da  domatesli makarna yaptım akşama.




               Makarnayı bire bir buçuk ölçü peynir altı suyla pilav gibi suyunu çektirerek pişirdim. Acaip lezzetli oldu. Tavsiye ederim. Sırf bu lezzetli makarna için bile peynir yapmaya değer.

               Bu arada biz bir kaç günlüğüne Sinop'a kaçıyoruz Kızgül'le. Biraz yüzüp biraz mantı yiyip biraz kilo alıp geliriz inşallah.