1 2 3 4 5 Bu kodu kullana

1 Ekim 2017 Pazar

2. Gün. Bir Pazar Günü



                Ah! O tatsız tuzsuz pazar günleri... Sevmem işte. Ertesi gün pazartesi olduğu için mi? Yoksa çalışma hayatında hep sevmediğim işlerin yapıldığı gün olduğu için mi? Bilmem.

                 Bu pazar havanın kapalı olduğu bir gün olmasına rağmen güzeldi ama. Bu sabah alarmla kalktım. Çünkü çalıştığım bankanın emeklilerinin düzenlediği bir kahvaltıya gidecektim.  Genel de sabahları uyandığım saatte kalkarım. Bazen gece uykum kaçar sabaha karşı dalarım sabah onbirde kalkarım. Bazen dokuzda uyanırım o zaman kalkarım. Bu benim emeklilik lüksüm. Ne yapalım çalışın sizin de olur:))

                  Neyse kahvaltıya gideceğimiz için heyecanlıydım. Koncayla aynı yerde çalıştığımız için. birlikte gidecektik. Beyoğlu Öğretmen Evindeydi kahvaltı.

                  Arabayı Taksim'de bıraktık. İstiklal Caddesinden yürüdük. Epeydir gelmiyordum buralara. Çok severim halbuki. Ama İstiklal Caddesi tanınmayacak halde. Tramvay yok. Her yer delik deşik. İnşaat halinde.

                 Sonra eski dostlarla birlikte hoş bir gün geçirdik. Sevgili arkadaşım Müjgan vardı mesela. Yıllardır görüşmemiştik. Levent şubesinde kardeşten öte günlerimizi konuştuk. Torunları olmuş. Resimlerini gösterdi. Güzeldi. Seneye buluşmak üzere veda ettik.

                 Ve eve döndük. Akşama köfte ve makarna yaptım. Gazetemi okudum.  Kitabımı okudum. Balkona çıkıp biberimin resmini çektim. Yarın kahvaltıda afiyetle yiyeceğim onu.

                 Çocuklarla haberleştim. herkes iyiymiş. Oğlum biraz üşütmüş ama iyiyim diyor. Artık evlendi ve eşi yanında. Çok merak etmiyorum ikisini de.

                 Böyleyken böyle...

3 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Pazar gününü seven var mı acaba Mihriban, emekli oldum hala gıcığım kendisine :)

Makbule Abalı dedi ki...

İnsanın kendini özgür hissetmesi güzeldir sanırım. Saatlere bağımlı olmadan günü ayarlayabilmek.Sağlıklı-güzel günler olsun.

*mehtap dedi ki...

Emekliliğin en güzel yanı istediğin saatte uyanmak galiba.