1 2 3 4 5 Bu kodu kullana

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Eski Bir Film.



          Eski Filmlere fena dadandım. Bu gece 1961 yapımı "Tiffany'de Kahvaltı" yı izledim. Audrey Hepburn'un güzelliğini, zerafetini özleyenler ve hoş bir aşk filmi izlemek isteyenler izlesin. Hiç sıkılmadan izledim ben.

          Audrey Hepburn zengin erkeklere eskortluk yapan, çılgın bazende hüzünlü bir kız. Hüzünlü biten gecelerin sabahında şehrin göz alıcı mücevher dükkanı Tiffany vitrinin önünde kahvaltı ediyor. Derken yeni komşusu Paul ile aralarında platonik bir aşk başlıyor... Ama kız zengin bir evlilik peşinde. Ve mutlu sooon:))

          Film eski olmasına rağmen kıyafetler ve ev dekorasyonu sanki günümüzde gibi. Öyle dalmış gitmişim.



               Bu ince kitapları okuyorum bu aralar. Albaya Mektup Yok uzun bir öykü. Akdeniz'i okuyorum şu an. Evdeki henüz okumadığım kitaplardan bunlar.

               Kızgül dersanede öğretmenliğe başladı. Ben uyurken erkenden gidiyor. Ne kötüyüm değil mi? Kızgülümü uğurlamıyorum.  Tembelim ben tembel. O kibarlığından "Sakın sen kalkma anne" diyor ya  hemen inanıyorum.

             



              

12 yorum:

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri dedi ki...

Ben de Panait İstrati'nin " Arkadaş" ı vardı. Yıllar önce okumuş ve çok beğenmiştim. Şimdi bir daha okumak istiyorum, acaba bu yaşımda da beğenir miyim?
Varsın uğurlamayın Kızgül'ü; sabah uykusu tatlıdır. Hem bu yaşına kadar kimbilir ne kadar çok erken uyanmışlığınız vardır onun için :))
Sevgiyle kalın :)

hüznün tadı dedi ki...

Hayat İzleri- Arkadaşı bende okuyup beğenmiştim. Akdeniz'de de bir arkadaşlık ve bir gezinin kollarına kendini bırakıvermek öyküsü var.
Çocuklar küçükkende onları bırakıp işe giderken vicdan azabı çekerdim. Büyüttük ettik. Bitsin artık dimi.

hüznün tadı dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
laleninbahcesi dedi ki...

Bizim kızlarda başladılar okula, okulda kahvaltı çıktığı halde evde bir şeyler atıştırıp öyle çıkıyorlar. Çünkü yolları baya bi uzun.

Audrey Hepburna bayılırım, Tiffany'de Kahvaltı da en sevdiğim filmidir.

Sevgimle Mihribancım

hüznün tadı dedi ki...

Lale- Kızlar olmayınca da ev pek bir sessiz oluyor değil mi?

Adsız dedi ki...

Mihriban Hanım,
'Yukarı Mahalle' güzel mi?

Başak dedi ki...

Eski filmler daha güzel gibi..yenilerde bazıları çok reklam yapılıp abartılıyor. izliyorsun fos.

Kızgül'ün dersanesi hayırlı olsun. gözümüzde hep çocuk gibi görüyoruz ama büyüdüler.Üzme kendini..

reklamdelisi.blogspot.com dedi ki...

-Tebrikler Hüzün Tadı; ücretsiz reklam hakkı kazandınız.. Ücretsiz Site reklamı yapmak artık çok kolay. Yapmanız gereken sadece site adresinizi (reklamdelisi.blogspot.com) sitesine eklemek okadar.. Reklam, Sitenizin tanınması yolunda ilerlemesine hız katar. Reklam, sizin içeriklerinizle benzer yayın yapan diğer sitelerle rekabet gücünü arttırır.
Vereceğeniz Reklamlarla diğer sitelere karşı, tanıtımınızı gören kişilerin hafızalarında direkt olarak yer edinmesini sağlar..
reklamdelisi.blogspot.com'u takip edin..
Not; Bu bildirim yalnızca içerikleri kaliteli bulunan, haber değeri taşıyan güncel bloglara gönderilir..

hüznün tadı dedi ki...

Adsız- Yukarı Mahalle'yi daha okumadım.

Başak- İnternette eski filmleri bulunca çok seviniyorum. Banada daha çok tat veriyor.

ruşyena dedi ki...

bu ara ben de romantik ingiliz filmlerinden oluşan listemi hafifletmeyi hedefliyorum... iyi seyirler ve iyi bayramlar...

hüznün tadı dedi ki...

ruşyena- İyi bayramlar...

bücürükveben dedi ki...

Audrey Hepburn..ben de çok severim, onu da eski filmleri de..hayal meyal hatırlıyorum bir de çok güzel bir müziği vardı yanlış aklımda kalmadıysa...